Su altı tarih araştırmacısı Mustafa Aydemir, 12 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamalarda Antalya kıyılarının dünyanın en zengin su altı tarih alanlarından biri olduğunu belirtti. Antalya kıyılarında dünyanın en eski batıkları arasında gösterilen Gelidonya ve Uluburun batıklarının yanı sıra, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma çok sayıda batık bulunuyor. Yıllardır bu batıkların izini süren Mustafa Aydemir, araştırmalarını '10 Batık 10 Hikaye' adlı kitabında bir araya getirdi.
Antalya su altında hangi antik batıkları barındırıyor?
Antalya kıyılarında dünya su altı arkeolojisi açısından büyük önem taşıyan ve milattan önceye tarihlenen en eski batıklar yer alıyor. Su altı tarih araştırmacısı Mustafa Aydemir, milattan önce 1200 yılına tarihlenen Gelidonya batığı ile milattan önce 1300 yılına tarihlenedirilen Kaş'taki Uluburun batığının bölgede bulunduğunu aktardı. Batıkları geçmişe ilişkin önemli bilgiler taşıyan zaman kapsülleri olarak tanımlayan Mustafa Aydemir, bölgede Roma dönemi ile Birinci ve İkinci Dünya Savaşı batıklarının da yer aldığını ifade etti.
Mustafa Ertuğrul'un Antalya'daki askeri mücadelesi nedir?
Antalya'nın deniz tarihindeki önemli isimlerden dönemin Osmanlı subayı Mustafa Ertuğrul, küçük toplarla İngiliz ve Fransız savaş gemilerini batırdı. Mustafa Aydemir, Mustafa Ertuğrul'un askeri başarısının yanı sıra savaş sırasında gösterdiği insanlığa dikkat çekerek denize düşen düşman askerlerinin kurtarılıp tedavi ettirildiğini belirtti. İkinci Dünya Savaşı sırasında silah ve mühimmat taşıyarak batan Saint Didier gemisi de Antalya açıklarında önemli bir tarihi hikayeye sahip batıklar arasında bulunuyor.
Antalya açıklarında hangi yeni batıklar araştırılıyor?
Antalya kıyılarında halen keşfedilmeyi bekleyen alanlar ve araştırılması gereken noktalar yer alıyor. Su altı tarih araştırmacısı Mustafa Aydemir, özellikle Köprüçay Irmağı ve Manavgat Irmağı açıklarında Hannibal'ın 200 gemisini araştırmayı çok istediğini belirtti. Antalya'nın deniz, kum ve güneş turizminin yanında su altı tarihiyle de öne çıkabileceğini vurgulayan Mustafa Aydemir, bu tarihi envanterin korunması ve sergilenmesi için kentte bir denizcilik müzesi kurulması gerektiğine dikkat çekti.