Aynur Kanbur cinayeti soruşturmasında, aralarında kızı Dilara Güngör'ün de bulunduğu 15 kişi hakkında yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Mezdeke Grubu'nun eski dansçısı Aynur Kanbur, 24 Mart 2016 tarihinde İstanbul Şişli Fulya'daki evinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Sır cinayetin 10 yıl sonra çözülmesinin ve tetikçi Bülent Gündüz ile azmettirici oldukları iddia edilen Yüksel Kar, Serdar Kar ve Fazlı Kar hakkında dava açılmasının ardından, cinayetin çözülmesinden önceki dönemde şüpheli olarak araştırılan kişilerin dosyası ayrıldı.

15 kişi hakkında neden takipsizlik kararı verildi?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Aynur Kanbur cinayetinin aydınlatılmasından önce şüpheli sıfatıyla araştırılan Dilara Güngör, Hüseyin Rıza I., Mehmet Ali D., Zeyni Ö., Serdar Y., Erkan S., Akilas M., Aleksandros P., Deniz T., Eyüp Bilal G., Orhan T., Yelda Ö., Fethiye Dilek I., Adnan Emre I. ve Adil A. hakkında kararını açıkladı. 2016 ve 2017 yıllarında mahkeme kararlarıyla bu 15 kişinin iletişimi tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirleri uygulandı. Ancak yapılan teknik takipler ve araştırmalar sonucunda, bu kişilerin cinayete katıldıklarını veya cinayetle bağlantılı olduklarını gösteren kamu davası açmaya yeterli delil ve emare elde edilemedi. Bu gelişmeler üzerine savcılık, 15 şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Dilara Güngör neden şüpheli olarak araştırıldı?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takipsizlik kararında, Aynur Kanbur'un kızı Dilara Güngör'ün neden şüpheliler arasında yer aldığının ayrıntıları da paylaşıldı. Dosyaya göre Aynur Kanbur, öldürülmesinden yaklaşık 1 ile 1,5 ay önce arkadaşı Dilek E. ile yaptığı görüşmede kızı Dilara Güngör ile çok fazla problem yaşadığını anlattı. Bu beyan üzerine Dilara Güngör soruşturma kapsamında şüpheli olarak araştırılmaya başlandı. Polis ekiplerinin çalışmaları, Dilara Güngör'ün cinayetten önce Mehmet Ali D. ile görüştüğünü ve 16 Şubat 2016 tarihinde İstanbul Esenyurt'ta yüz yüze buluştuğunu ortaya çıkardı. Bu bağlantı üzerinden soruşturma genişletilerek diğer şüpheli isimlere de ulaşıldı.