Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 19 Ekim 2026 tarihinde bir otelde düzenlenen COP31'e Giderken Emek Dünyasının Ortak Gündemi programında çalışma hayatının geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çalışma hayatının geleceğinin çalışanların ve işverenlerin görüşleri alınmadan, sosyal tarafların katkısı sağlanmadan şekillendirilemeyeceğini ifade etti.
Çalışma hayatının geleceği nasıl şekillenecek?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kasım ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin ilk kez Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na ev sahipliği yapacağını hatırlattı. Küresel ısınma, olağan dışı doğa olayları ve yeşil dönüşüm gündemiyle birlikte çalışma hayatının da yeni kavramlarla karşı karşıya kaldığını belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, dijital ve yeşil dönüşüm ile adil geçiş perspektifinin günümüzün en önemli başlıkları arasında yer aldığını kaydetti.
Adil geçiş süreci ve yeni istihdam politikaları nelerdir?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, temel gayelerinin bu geçiş sürecinin hiç kimseyi geride bırakmayacak adil bir sistemle yönetilmesi olduğunu bildirdi. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda İşgücü Piyasalarında Yeşil ve Dijital Dönüşüm ile Beceri Uyumunun Geliştirilmesi başlığının Ulusal İstihdam Stratejisi'nin temel politika eksenlerinden birini oluşturduğunu belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) aracılığıyla yeşil işlere ve yeni mesleklere yönelik mesleki eğitimler düzenlediklerini aktardı.
Sosyal diyalog ve işbirliği neden önemlidir?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, dönüşümün dengeli ilerleyebilmesi için paydaşlar arasında işbirliğinin önem taşıdığını vurguladı. 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi'nin sosyal tarafların, ilgili kurumların, meslek kuruluşlarının ve akademisyenlerin desteğiyle hazırlandığını belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, ortak akıl, istişare ve sosyal diyalogla ilerledikleri bu sürecin herkesin hakkını aldığı müreffeh bir çalışma hayatı sağlayacağını kaydetti.