Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Kasım 2026 tarihinde, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu 1'nci İhtisas Kurulu Başkanlığından ek rapor talep etti.

Arif Ahmet Denizolgun ölüm raporu neden inceleniyor?

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki şüpheli ölümüne ilişkin hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporunda, ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana geldiği belirtilmişti. Mezardan alınan örneklerin de incelendiği raporda zehirlenme veya travmaya ilişkin bulguya rastlanmadığı ifade edilmişti. Bu açıklamanın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, maktulün göğüs bölgesinde tespit edilen kanamanın oluşum zamanı ve travmatik bir bulgu olup olmadığını sordu.

Başsavcılığın Adli Tıp Kurumu'na yönelttiği sorular neler?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adli Tıp Kurumu'na gönderilen yazıda, kalp, akciğer, karaciğer ve böbrek başta olmak üzere organlarda tespit edilen ağır otolize rağmen mikroskobik inceleme bulgularının nasıl değerlendirildiğinin açıklanması istendi. Demirören Haber Ajansı (DHA) kaynaklı bilgilere göre; yazıda, Arif Ahmet Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması, boynuna bası uygulanması veya göğsüne bastırılması suretiyle öldürülmüş olabileceğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmeye açıklık getirilmesi talep edildi.

Otopsi ve tıbbi inceleme sürecinde neler soruldu?

Arif Ahmet Denizolgun, 6 Eylül 2016 tarihinde saat 17.00 sıralarında çiftliğe girmiş, 7 Eylül 2016 günü saat 19.00 sıralarında çiftlik çalışanı tarafından ölü bulunmuş ve olay 8 Eylül günü saat 00.30 sıralarında 155 ihbar hattına bildirilmişti. Başsavcılık, Arif Ahmet Denizolgun’un rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil tıbbi müdahaleyle hayatta kalmasının mümkün olup olmadığını ve ihbarın geç yapılmasının cesetteki çürüme nedeniyle delil elde edilmesini engelleyip engellemediğini sordu. Dosyada Arif Ahmet Denizolgun'a ait herhangi bir tıbbi evrak bulunmamasına rağmen otopsi raporunda yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak değerlendirilmesinin dayanağı da soruldu. Kanında tespit edilen metoprolol etken maddesinin hangi hastalık ve durumlarda kullanıldığına ilişkin açıklama talep eden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm belgelerin yeniden incelenerek kesin ölüm nedenine ilişkin ek rapor gönderilmesini istedi.