Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi Ole Toft, 24 Ekim 2026 tarihinde yaptığı değerlendirmede, Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası İklim Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) somut adımların atıldığı bir zirve olması gerektiğini belirtti. Ole Toft, Türkiye ile Danimarka arasında özellikle denizüstü rüzgar enerjisi, enerji verimliliği ve su yönetimi alanlarında önemli işbirliği fırsatları bulunduğuna işaret etti.
COP31 ve İklim Finansmanında Somut Adım Beklentisi
Ole Toft, iklim değişikliği ile mücadelede sadece hedeflerin belirlenmesinin yeterli olmadığını, COP31'de finansman konusunda da somut ilerlemeler sağlanmasını beklediklerini ifade etti. Türkiye'nin COP31'i bir uygulama konferansına dönüştürme odaklı yaklaşımını son derece olumlu bulduklarını aktaran Ole Toft, özel sermayenin harekete geçirilmesinin önemini vurguladı. Ole Toft, gerekli adımların atılmaması durumunda iklim krizinin büyüyeceğini ve gelecek nesillerin bu sorunlarla başa çıkmasının zorlaşacağını dile getirdi.
Türkiye ile Danimarka Arasında Rüzgar Enerjisi İşbirliği
Ole Toft, Türkiye'nin karasal rüzgar enerjisinde önemli bir kapasite geliştirdiğini, mevcut santrallerin yenilenmesi ve modernizasyonunda Danimarka'nın ileri teknolojilerinden faydalanılabileceğini kaydetti. Danimarkalı proje geliştiricilerin Türkiye'deki denizüstü rüzgar enerjisi ihalelerini ilgiyle takip ettiğini belirten Ole Toft, iki ülke arasında bu alanda ortak çalışmalar yapılabileceğini söyledi. Ayrıca Ole Toft, Türkiye'deki Danimarkalı firmalarla birlikte Türkiye, Afrika ve Orta Asya bölgelerinde ortak yatırım fırsatlarının değerlendirilebileceğini aktardı.
Enerji Verimliliği ve Su Yönetimi Projeleri
Ole Toft, rüzgar enerjisinin yanı sıra enerji verimliliği ve su yönetimi alanlarında da ortak projeler geliştirilebileceğini belirtti. İklim koşulları nedeniyle su kaynakları üzerindeki baskının arttığını ifade eden Ole Toft, yer altı su kaynaklarının kullanımı konusunda Danimarka'nın Türkiye'ye katkı sağlayabileceğini kaydetti. Enerji dönüşümünün uzun vadeli bir süreç olduğunu belirten Ole Toft, yatırımcılar için öngörülebilir rejimlerin ve uzun vadeli planlamanın kritik olduğunu sözlerine ekledi.