Nobel ödüllü ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu, 7 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da düzenlenen İstanbul Fintech Week 2026 ana sahnesinde yapay zeka yatırımlarının büyüklüğüne ve olası risklerine dikkat çekti. Prof. Dr. Daron Acemoğlu, yapay zekaya aktarılan sermayenin 2032 yılına gelindiğinde 3 trilyon doları aşmasının beklendiğini ve bu yatırımların borçlanma ile finansal enstrümanlarla finanse edildiğini belirtti.

Yapay zeka yatırımlarında çöküş riski var mı?

Prof. Dr. Daron Acemoğlu, yatırımların karşılığını bulabilmesi için getirilerin ABD milli gelirinin yaklaşık yüzde 10'una, yani 2 trilyon dolara yakın bir büyüklüğe ulaşması gerektiğini ifade etti. Öncü laboratuvarlar ve modellerin mevcut gelirinin 200 milyar dolar civarında olduğunu aktaran Prof. Dr. Daron Acemoğlu, önümüzdeki 5-6 yıl boyunca bu gelirlerin her yıl yüzde 70 ila 80 oranında büyümesi gerektiğini söyledi. Beklenen getirilerin gerçekleşmemesi durumunda yatırımcıların geri çekilebileceğini ve bir yapay zeka çöküşü riski doğabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Daron Acemoğlu, elde edilecek getirinin büyük kısmının çok dar bir girişimci zümresine aktarılması halinde derin bir eşitsizlik tablosu ortaya çıkacağını kaydetti.

Çalışan yanlısı yapay zeka yaklaşımı nedir?

Yapay zekanın merkeziyetçi ve salt otomasyon teknolojisi olmasının bir zorunluluk değil tercih olduğunu belirten Prof. Dr. Daron Acemoğlu, insan zekası ile makine zekasının birbirini tamamlayıcı şekilde bir araya getirilmesi gerektiğini dile getirdi. Prof. Dr. Daron Acemoğlu, teknolojinin insan emeğini devre dışı bırakmak yerine çalışanlara yeni görevler ve karar alma olanakları sunacak çalışan yanlısı yapay zeka anlayışına yönelmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye gibi ülkeler için yapay zeka fırsatları nelerdir?

Gelişmekte olan ülkeler açısından otomasyonun insan emeğini devre dışı bırakmasının kalkınmayı zorlaştıracağını belirten Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Türkiye, Endonezya, Meksika veya Brezilya gibi ülkelerin temel model katmanında küresel devlerle rekabet etmesinin beklenemeyeceğini söyledi. Prof. Dr. Daron Acemoğlu, asıl geride kalınan alanın uygulama katmanı olduğunu, bu katmanın daha dağıtık ve merkeziyetsiz bir yapıda inşa edileceğini belirterek Türkiye gibi ülkeler için inovasyon yanlısı yaklaşımla ciddi fırsatlar bulunduğunu sözlerine ekledi.