Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, 7 Kasım 2026 tarihinde yaptığı açıklamada dizi sektöründeki krizin çözülmemesi durumunda televizyon yayıncılığının bitme noktasına geleceğini ve bunun bir milli güvenlik sorunu oluşturabileceğini belirtti. Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan'a konuşan Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, yaşanan sıkıntıların yapımların kalitesiyle ilgili olmadığını, televizyonların maliyetleri karşılamakta zorlandığını ifade etti.

Dizi krizinde durum ne kadar vahim?

Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, yeni dizi ve program yapılmasını imkânsız hale getirecek koşullarla karşı karşıya olduklarını vurguladı. Sektör toplantılarında dizilerin toptan kaldırılmasının bile tartışıldığını belirten Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, çözüm gelmemesi halinde sektörün büyük bir yıkım yaşayacağını ve ortada televizyon diye bir şey kalmayacağını söyledi. Televizyonların denklemden çıkmasının şiddet, uyuşturucu ve sapkın içerik barındıran sanal platformların önünü açacağını, bunun da dijital bağımlılığı artırarak milli güvenlik sorununa yol açacağını kaydetti.

Televizyon ve dijital platformlar arasındaki haksız rekabet nedir?

Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, televizyon için çekilen dizilerin dijital platformlarda yayınlanabildiğini ancak tersinin cezalandırıldığını belirterek haksız rekabet bulunduğunu aktardı. En temiz içeriğin televizyonlarda yayınlandığını ve çok sıkı denetlendiğini dile getiren Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, yabancı menşeli dijital platformların her türlü manipülasyona ve dezenformasyona açık içerikleri yaptırımsız yayınladığını ifade etti.

Dizi sektörü krizi nasıl çözülür?

Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, krizin aşılması için maliyetlerin acilen düşürülmesi ve dizi sektörünün tüm bileşenlerinin ortak adımlar atması gerektiğini belirtti. Yaklaşık 1 milyar dolara ulaşan dizi ihracatının tehlikede olduğunu vurgulayan Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, İspanya gibi Batı ülkelerinin dizi sektörüne yüzde 40'a varan teşvikler ve vergi avantajları sağladığını, Türkiye'de de benzer adımların vakit kaybetmeden atılması gerektiğini sözlerine ekledi.