Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2 Kasım 2026 tarihinde, milyonlarca çalışan anneyi yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza attı. Yargıtay, kadın işçinin doğum izni sonrası uzmanlığı dışında bir işte çalışmaya zorlanmasının ayrımcılık tazminatını gerektirdiğine hükmetti. Doğum izninden dönen kadın işçilere yönelik düşük zam ve birimin rızası dışında değiştirilmesi uygulaması ayrımcılık tazminatı sebebi sayıldı.

Doğum İzni Sonrası Yaşanan Süreç Nasıl Gelişti?

Özel bir bankada kıdemli banka analisti olarak çalışan kadın işçi, ikiz bebeklerine hamile kaldıktan sonra yaşadığı sıkıntıları ve psikolojik baskıları yargıya taşıdı. Doğum izni dönüşünde bankacılık sektörünün sorumluluğunun kendisinden alınarak işe yeni alınan bir başkasına devredildiğini, sigorta sektörünün takibinin kendisine bırakıldığını belirten bankacı anne istifa ederek İş Mahkemesi'ne başvurdu. Davacı, hak ettiği primin verilmemesi, ücret zammının düzeltilmemesi ve eski görevinin iade edilmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini kaydederek manevi tazminat, kıdem tazminatı ve ayrımcılık tazminatı talep etti. İş Mahkemesi kıdem tazminatına hükmederken ayrımcılık iddialarını ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetti, Bölge Adliye Mahkemesi ise itirazları geri çevirdi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin Emsal Kararı Ne Anlama Geliyor?

Tarafların temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi yerel mahkeme kararını bozdu. Yargıtay kararında, davacı işçinin doğum iznine ayrıldığı, doğum izni sonrası kendisine eski işi yerine uzmanlık alanı dışında bir iş teklif edildiği ve bu durumun kanıtlandığı vurgulandı. 4857 sayılı Kanun'un 5. maddesinin son fıkrası uyarınca işverenin, farklı muamele yapılmasını gerektiren nedenleri somut olgularla ortaya koyamadığı belirtilerek ayrımcılık tazminatı talebinin kabulü gerektiğine karar verildi.