Gazeteci, yazar ve televizyon programcısı Faruk Aksoy, 25 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan yeni romanı Batia'da Osmanlı'dan Avrupa'ya uzanan tarihsel bir dönemi, yarım kalmış bir aşkın izleri üzerinden anlatıyor. Gerçek kişilerden ve tarihsel gelişmelerden beslenen eser Destek Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor.
Batia romanının konusu nedir?
Batia, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminden Birinci Dünya Savaşı'nın karanlık yıllarına uzanan geniş bir tarihsel zeminde ilerliyor. Romanın merkezinde, Osmanlı demiryollarının yapımında önemli görevler üstlenen Alman mühendis Heinrich August Meissner ile Heidelberg'de yaşayan genç terzi Batia'nın yolları kesişen hayatları yer alıyor. Faruk Aksoy, Hicaz ve Bağdat demiryolları üzerinden şekillenen siyasi hesapları, iki imparatorluk arasındaki ilişkileri ve farklı coğrafyalara savrulan insanları büyük bir aşk hikâyesinin çevresinde buluşturuyor.
Romanda hangi mekanlar ve karakterler yer alıyor?
Heinrich August Meissner, İstanbul'dan Şam'a, Medine'den Bağdat'a uzanan raylarla iki imparatorluğun hayallerini birbirine bağlarken Heidelberg'deki küçük bir terzi dükkânında Batia'yla karşılaşıyor. Batia evli bir Yahudi kadınken, Alman mühendis Heinrich çok geçmeden yeniden İstanbul'a, ardından çöllere dönmek zorunda kalıyor. Viyana'dan Prag'a, İstanbul'dan Şam, Medine, Bağdat ve Mezopotamya'ya uzanan sinematografik bir dünya kuran roman, savaşların gölgesinde kalan insan hikâyelerine odaklanıyor.