Fenoterol adlı ilacın, kahverengi yağı belirgin şekilde aktive etmeden vücudun enerji kullanımını artırdığı küçük çaplı bir araştırmada ortaya çıktı. Cell Metabolism dergisinde yayımlanan çalışmada, araştırmacılar bu durumun fazladan enerjinin nereye harcandığından emin olamamasına yol açtığını belirtti. Vücut genellikle daha az enerji kullanarak kilo kaybına yanıt verirken, mevcut kilo verme ilaçları iştahı azaltarak bu dengenin diğer tarafına odaklanıyor.

Fenoterol insanlarda enerji harcamasını nasıl artırdı?

Basel Üniversitesi ve Basel Üniversite Hastanesinden Profesör Matthias Betz ile meslektaşları, hücrelerdeki sinyalleri alan proteinler olan beta2 adrenerjik reseptörlerini uyararak bu etkiyi elde edip edemeyeceklerini araştırdı. On bir sağlıklı gönüllü hem hafif soğuğa maruz bırakıldı hem de fenoterol ile tedavi edildi. Araştırmacılar, gönüllülerin vücutlarının ne kadar enerji kullandığını ölçtü ve PET/CT taramalarıyla kahverengi yağ aktivitesini değerlendirdi. Her iki müdahale de enerji harcamasını artırdı ancak sadece soğuk, kahverengi yağı belirgin şekilde aktive etti. Soğuğa maruz kaldıktan sonra doku, fenoterol tedavisinden sonrakine kıyasla yakıt olarak kullanabileceği bir şeker olan glikozu önemli ölçüde daha fazla emdi.

Kahverengi yağ dokusu soğukla nasıl tepki veriyor?

Kahverengi yağ dokusu, soğuğa tepki olarak doğal şekilde aktif hale geliyor ve bizi sıcak tutmak için enerji yakıyor. Aktif kahverengi yağı olan kişilerin daha zayıf olma ve daha olumlu bir metabolik profile sahip olma eğiliminde olduğu görülüyor. Bu gözlemler, araştırmacıları soğuğun etkisini yeniden üretebilecek ilaçlar aramaya teşvik etti. Matthias Betz, kahverengi yağda benzer bir aktivasyon tespit edemeseler de enerji harcamasının fenoterol ile güçlü bir şekilde artmasına şaşırdıklarını ifade etti.

Fazladan enerji tüketiminden hangi dokular sorumlu?

Fenoterolün tetiklediği ek enerji tüketiminin, iskelet kasını veya temel olarak enerji depolayan beyaz yağı içerebileceği düşünülüyor. Çalışma, hangi dokuların veya süreçlerin bundan sorumlu olduğunu belirlemedi. İnsan dokusunun analizleri, kahverengi yağı tamamen aktive etmenin birkaç reseptörün veya biyolojik sinyalin birlikte çalışmasını gerektirebileceğini de gösteriyor. Bu olasılık, tek bir reseptörü uyararak tedavi geliştirmenin araştırmacıların umduğundan daha zor bir yol olabileceğine işaret ediyor.