DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 13 Ekim 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Antlaşması'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, bu anlaşmanın gerekçe gösterilerek Suudi Arabistan'a asker gönderilmesi tartışmalarına karşı çıkarak, "Türkiye bölgeye asker ve çatışma değil, diplomasi ve müzakere ihraç etmeli" dedi.

Mekke Ortak Savunma Antlaşması'na tepki ne oldu?

Tülay Hatimoğulları, TBMM Genel Kurulu'ndan bu anlaşmaya dair bir karar çıkmadığını ve hukuki bir zemin oluşmadığını vurguladı. Hatimoğulları, Yemen ve Suudi Arabistan arasındaki çatışmalarda sivil kayıpların yaşandığına dikkat çekerek, Türkiye'nin barış masası kurulması için çaba harcaması gerektiğini ifade etti. Hatimoğulları, taraflara saldırıları durdurma çağrısında bulunarak uluslararası toplumu çatışmasızlık için daha güçlü adımlar atmaya davet etti.

Fon krizi ve 7 maddelik öneri detayları

Hatimoğulları, yatırım fonlarındaki krizi "yüzyılın vurgunu" olarak nitelendirdi. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 2025'in son çeyreğinde riski gördüğünü ancak önlem alınmadığını belirten Hatimoğulları, 450 bine yakın insanın doğrudan mağdur olduğunu aktardı. Hatimoğulları, TBMM Başkanlığı'na sunulan kanun teklifini eleştirerek partisinin 7 maddeden oluşan bir öneri sunduğunu açıkladı. Bu öneriler arasında fon vurguncularının yurt dışına kaçırdığı paraların geri getirilmesi, mal varlıklarının dondurulması ve mağduriyetlerin herhangi bir miktar sınırlaması olmadan giderilmesi yer alıyor.

Rojin Kabaiş dosyası ve Terörsüz Türkiye süreci

Tülay Hatimoğulları, Van'da cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş olayına değinerek, olayın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen faillerin bulunamadığını belirtti. Hatimoğulları, dosyaların "ölümleri şüpheli" gerekçesiyle kapatılmak istendiğini savunarak hakikatin peşinde olmaya devam edeceklerini söyledi. Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Hatimoğulları, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un inisiyatifiyle kurulması beklenen izleme komisyonunun acilen oluşturulması gerektiğini ve bu kurulun işlevsel olması gerektiğini vurguladı.