İran Hürmüzgan Oşinografi Merkezi Başkanı Dr. Samed Hamzayi, 21 Eylül 2026 tarihinde Hürmüz Boğazı'nda vurularak batan petrol tankerlerinden sızan petrolün Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne doğru hızla ilerlediğini bildirdi. İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Hamzayi, bölgedeki çevresel durumdan ciddi endişe duyduğunu ve petrol kirliliğinin yayılmasına karşı uyarıda bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sızıntısı hangi bölgeleri etkiliyor?
Dr. Samed Hamzayi, askeri saldırılar sonucu batan gemilerin yakıt tanklarından kademeli olarak petrol sızdığını ve bu gemilerin "çevresel saatli bombalara" dönüştüğünü belirtti. Petrol kirliliğinin Cask'tan Sirik'e, Minab'dan Bender Abbas'a kadar uzanan kıyı bölgelerinde Keşm, Hengam ve Şidver adalarında görüldüğü ifade edildi. Son günlerde Bender Abbas'ın Suru ve Gulşehr kıyılarında yoğun petrol kalıntılarının tespit edildiği aktarıldı.
Petrol kirliliğinin ekonomik ve sağlık etkileri nelerdir?
Hamzayi, kirliliğin Sirik'teki karides yetiştirme kanallarının ağızlarına kadar ulaştığını ve bu durumun karides yetiştiriciliği sektörü ile geçimini bu sektörden sağlayanlar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Keşm Adası'ndaki Suza, Şibideraz ve Nakkaşe köyü kıyılarında devlet kurumları ve yerel halkın katılımıyla temizlik çalışmalarının yürütüldüğü vurgulandı. Daha önce Lavan Rafinerisi'nin hedef alınması sonucu oluşan kirliliğin Şidver kıyılarına ulaştığı ve deniz canlılarının petrol tabakaları arasında kaldığı belirtildi.
İranlı yetkili, petrol kirliliğinin yalnızca çevreyi değil, insan sağlığını ve ekonomik faaliyetleri de tehdit ettiğini ifade etti. Petrol bileşiklerinin besin zincirine girmesiyle deniz ürünlerini tüketenlerin sağlığının risk altına girebileceği uyarısı yapıldı. Hürmüzgan sularındaki petrol ve kimyasal kirliliğin deniz canlılarının popülasyonunda azalmaya ve balıkçılık sektöründe önemli ekonomik kayıplara yol açabileceği kaydedildi.