İsrail basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze ve İran konularındaki öfkesi nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya sırt çevirdiğini ve Tel Aviv'in seçim öncesi Beyaz Saray'dan beklediği destek çağrılarının boşa çıktığını bildirdi. Yedioth Ahronoth gazetesinde 13 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan analize göre, Beyaz Saray'ın desteği, Netanyahu'nun en çok ihtiyaç duyduğu kritik seçimler öncesinde kendisine ulaşmadı.

Trump neden Netanyahu'ya sırt çevirdi?

Analizde, Donald Trump'ın Netanyahu'ya şaşırtıcı bir hızla mesafe koyduğu; bunun sadece kaybedenleri hor görmesinden değil, İsrail Başbakanı'nın kendisini aldattığına inanmasından ve entrikalarından bıkmasından kaynaklandığı belirtildi. Trump'a yakın kaynaklara göre, Gazze'deki saldırıları vaktinde bitiremeyen Netanyahu, Trump'ın Abraham Anlaşmaları'nı büyütme ve "tarihe barış getiren lider olarak geçme" planlarını bozdu. Bu durum, ABD Başkanı'nı fena halde öfkelendirdi.

İsrail'in ABD ile ilişkileri nasıl etkilendi?

Tel Aviv'den gelen tüm yalvarmaların ve manipülasyonların sonuçsuz kaldığı aktarılan analizde, Netanyahu'nun Trump'ı, İsrail'in ise Amerika'yı kaybettiği ve Washington hattının uzun zaman önce kesildiği ifade edildi. Ne akılla ne de stratejiyle yürütülen Gazze'deki saldırıların ABD-İsrail ilişkilerini "yerle bir ettiğine" dikkat çekildi. Demokratların ezici bir zafer kazanması beklenen ABD ara seçimlerinden sonra durumun İsrail için daha da felakete dönüşeceği vurgulandı.

Amerikan kamuoyundaki tutum ne yönde değişti?

Analizde, Amerikan kamuoyundaki sempatinin Filistinlilere kaydığı ifade edildi. ABD genelinde devam eden destek yürüyüşlerinde eylemcilerin, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üyesi Leyla Halid'in "Güç bizde olacak, Filistin'i geri alacağız ve orayı Araplar, Yahudiler ve özgürlük tutkunları için insani bir cennete çevireceğiz." sözlerini sloganlaştırdığı aktarıldı. Amerikan halkının bu kucaklayıcı mesajları, İsrail'in yakıp yıkma ve aç bırakma tehditlerinden çok daha vicdani ve anlaşılır bulduğu vurgulandı.

Trump'ın İsrail politikası nasıl değerlendirildi?

Yazıda, Trump'ın da İsrail'i iki kez yarı yolda bıraktığı savunuldu. Trump'ın istemesi halinde zorla bir barış dayatarak İsrail'i kendi yaptığı hatalardan kurtarabileceği, ancak saldırılar sürdükçe kasasını dolduran Amerikan silah şirketleri yüzünden barış için kılını kıpırdatmadığı ifade edildi. Ayrıca Trump'ın; İran'ın nükleer programını bitirme, bölgede yeni bir düzen kurma, Abraham Anlaşmaları'nı genişletme ve vadettiği "yüzyılın anlaşmasını" yapma sözlerinin hiçbirini tutamadığı hatırlatıldı. Analiz; Trump'ın asla gerçek bir İsrail dostu olmadığı, ancak Netanyahu'ya sırt dönmesinin İsrail'i rezaletten felakete sürükleyen bir başbakandan kurtarmak adına tek olumlu hareketi sayılabileceği ve ilişkileri düzeltmese de ufak bir umut ışığı sunduğu tespitiyle sona erdi.