Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacıları, 3 Ekim 2026 tarihinde kolon kanseri hücrelerinin vücudun başka bölgelerine yayılmasına yardımcı olan hücresel mekanizmayı belirledi. Araştırmaya göre, kanser hücreleri hasarlı dokuların onarılması için kullanılan bir sistemi kendi yararlarına kullanarak tümör bölgesinden ayrılıp başka organlara yayılabiliyor.

YAP1 proteini kanserin yayılmasında nasıl rol oynuyor?

Kanser hücrelerinin yayılma sürecinde YAP1 adlı bir proteinin önemli rol oynadığı tespit edildi. Sağlıklı dokularda gelişim ve hasar gören dokuların yenilenmesi sırasında aktif hale gelen YAP1 proteini, kolon kanseri hücreleri tarafından yeniden devreye sokuluyor. Farklı kolon kanseri modellerini inceleyen araştırmacılar, başka organlara yayılan kanser hücrelerinde YAP1 tarafından kontrol edilen genlerin daha aktif olduğunu saptadı. Bağırsaktaki ciddi hasar veya enfeksiyon durumunda devreye giren özel hücresel onarım programı, kanser hücreleri tarafından ele geçirilerek tümörün ilerlemesi kolaylaştırılıyor.

Yağlı beslenme kanserin yayılmasını nasıl etkiliyor?

Araştırmacılar beslenme ile kanserin yayılması arasında yüksek yağ içeren diyetler üzerinden bir bağlantı buldu. Yüksek yağ içeren beslenmenin farelerde seramid adı verilen yağ moleküllerinin üretimini artırdığı belirlendi. Seramid moleküllerinin, YAP1 proteininin baskı altında tutulmasını sağlayan mekanizmayı devre dışı bıraktığı görüldü. Protein hücre çekirdeğine girerek ilgili genleri aktive ediyor ve kanser hücreleri yayılmalarına yardımcı olan yenilenme programını daha güçlü çalıştırıyor. Farelerde YAP1 veya seramid üretimindeki bazı genler hedef alındığında, kolon kanserinin karaciğere yayılması önemli ölçüde azaldı.

Yeni tedaviler için hangi adımlar atılacak?

Elde edilen bulgular, kolon kanserinin yayılmasını önlemeye yönelik yeni tedavilerin geliştirilmesinde kullanılacak. Bilim insanları seramid üretiminde görev alan DEGS1 ve DEGS2 adlı enzimleri hedefleyen ilaçlar geliştirmeyi planlıyor. Seramidlerin sağlıklı dokularda da önemli görevleri bulunması nedeniyle, geliştirilecek tedavilerin yalnızca kanser hücrelerindeki mekanizmayı hedeflemesi gerekiyor. Araştırmacılar, çalışmanın henüz hastalar için bir beslenme önerisi anlamına gelmediğini ve bulguların hücresel modeller ile fare deneylerine dayandığını vurguladı.