Sare Kurucu Bulut, 20 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Medine'de Mescid-i Nebevi'ye yakın Berğuse Sokağı'ndaki iki odalı evlerinde yaşayan annesi Fatma Küçüksandıkçı'nın hayatını ve hatıralarını paylaştı. Fatma Küçüksandıkçı, hacıların, umrecilerin, hastaların, yaşlıların ve Medine'de kimsesiz kalan kadınların sığındığı o mütevazı evi bir kervansaraya dönüştürerek misafir ağırladı.
Fatma Küçüksandıkçı genç kızlara hangi el sanatlarını öğretti?
Fatma Küçüksandıkçı, ayakla çevrilen dikiş makinesinin başında el emeği üretirken Kur'an ayetlerini mırıldanarak çevredeki genç kızlara dikiş, nakış ve el sanatları öğretti. Sare Kurucu Bulut'un "Fatma Küçüksandıkçı Güzel Sanatlar Enstitüsü" olarak tanımladığı bu evde, yakınların gelinlikleri hazırlanırken Arap tarzı cellabiyeler de dikildi. Fatma Hanım, evine gelen genç kızlara ve çevredeki insanlara karşılıksız bir sorumluluk bilinciyle yaklaşarak bilgi aktardı.
Kimsesiz kadınlar Medine'deki evde nasıl misafir edildi?
Medine'ye gelip ailesini kaybeden ve yalnız kalan Bağdatlı Zekiye Hanım ile İğneci Ayşe Hanım gibi isimler Fatma Küçüksandıkçı'nın evinde aileden biri olarak ağırlandı. Görme problemi olan Bağdatlı Zekiye Hanım ve eşi ile evladını kaybettikten sonra Medine'ye gelen İğneci Ayşe Hanım, Fatma Hanım'ın kimsesizlere açtığı bu iki odalı evde uzun süreler boyunca yaşadı.
Fatma Küçüksandıkçı ilerleyen yaşında nasıl Kur'an öğrendi?
Harem-i Şerif çevresindeki genişleme çalışmaları nedeniyle evlerinin istimlak sürecine girmesinin ardından misafir yoğunluğu azalan Fatma Küçüksandıkçı, bu dönemi bir fırsata çevirerek Kur'an tilaveti dersleri almaya başladı. Sabırla çalışarak her gün bir cüz okumayı hedefleyen Fatma Hanım, ilerleyen yaşında Kur'an'ı güzel okuyabilecek seviyeye geldikten sonra Afrika ve Endonezya'dan Medine'ye gelen genç kızlara elifbadan başlayarak Kur'an öğretti.