Seyşeller Adaları Vakfı (SIF) ve Exeter Üniversitesi öncülüğünde 2018 ile 2022 yılları arasında yapılan araştırma, 9 Ekim 2026 tarihinde açıklandı ve Seyşeller'deki Aldabra Atolü'nde yaklaşık 180 bin dev kaplumbağanın yaşadığı tespit edildi. Bu sayı, tür için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek rakam olarak kayıtlara geçerken, kaplumbağa nüfusu Seyşeller'in insan nüfusunu geride bıraktı. 19. yüzyılda hayvanların sömürülmesi nedeniyle adada binden az Aldabra kaplumbağası kalmıştı; ancak bölge 1981'de sıkı doğa koruma alanı ve 1982'de UNESCO bölgesi haline getirilmişti.
Aldabra kaplumbağası nüfusu nasıl tespit edildi?
Seyşeller Adaları Vakfı ve Exeter Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü çalışma, 2018 ile 2022 yılları arasında beş yıl süren kaplumbağa sayımlarının analiz edilmesiyle gerçekleştirildi. Çalışmanın ortak yazarlarından Dr. Nancy Bunbury, Aldabra'daki dev kaplumbağa izleme programının bölgedeki en uzun soluklu programlardan biri olduğunu belirtti. Atoldeki yoğun bitki örtüsünün kaplumbağaları saymayı zorlaştırdığı, araştırmacıların göremedikleri alanları modelleyerek bu tür için en güvenilir temeli oluşturduğu ifade edildi. Ekoloji ve Evrim adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmada, yetişkin ve yarı yetişkin kaplumbağa sayısının 183 bine yaklaşmasıyla nüfusun bu dönemde nispeten istikrarlı kaldığı bulgusuna ulaşıldı.
Koruma çalışmalarının sonuçları nelerdir?
Seyşeller Adaları Vakfı (SIF) İcra Kurulu Başkanı Dr. Frauke Fleischer-Dogley, atolde serbestçe dolaşan 180 binden fazla dev kaplumbağanın, koruma çalışmalarına olan uzun vadeli bağlılığın başarısının bir kanıtı olduğunu vurguladı. Araştırmacılar, yeni çalışmanın doğrulamasıyla bunun Hint Okyanusu'ndaki en büyük koruma başarı hikayelerinden biri olduğunu dile getirdi.
Dev kaplumbağaları hangi tehditler bekliyor?
Çalışmanın yazarları, iklim değişikliği ve istilacı türlerin Aldabra kaplumbağaları için tehdit oluşturmaya devam ettiğini vurguladı. Aldabra'nın ikliminin değiştiği, daha uzun ve sık kuraklıkların kaplumbağalar için mevcut gölgeyi ve yiyeceği azaltmasının beklendiği belirtildi. Ayrıca yükselen deniz seviyeleri atolün alçak kesimlerini tehdit ederken; kaplumbağa yumurtaları ve yavrularıyla beslenen vahşi kediler ile siyah fareler gibi istilacı memeliler risk oluşturmayı sürdürüyor.