Dışişleri Bakanlığı, 24 Ekim 2026 tarihinde Yunanistan makamlarını, azınlığın seçtiği meşru müftüleri tanımaya ve atanmış müftüleri dayatma teşebbüslerinden vazgeçmeye çağırdı. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığının müftülüklerine yönelik uygulamaları hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Bu açıklamada, Yunanistan'ın Gümülcine ve İskeçe'de sözde müftüler atayarak Batı Trakya Türk Azınlığı'nın Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası anlaşmalarla teminat altına alınan temel hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı sürdürdüğü belirtildi.
Batı Trakya Türk Azınlığı müftülükleri neden önemli?
Müftülük müessesesi, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın dini, toplumsal ve kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanıyor. Açıklamada, Yunanistan'ın ülkesindeki resmi bir azınlık olan Batı Trakya Türk Azınlığı'nın kendi seçtiği müftüleri tanımamakta ısrar ettiği ifade edildi. Yunanistan hükümetinin bu tutumla azınlığın iradesini ve din özgürlüğünü göz ardı ettiği vurgulandı.
Türkiye'nin Yunanistan'dan resmi talebi nedir?
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Yunanistan'ın temel insan haklarına yönelik çarpık bir bakış açısı sergilediği ifade edildi. Türkiye, Yunanistan makamlarını azınlığın seçtiği meşru müftüleri tanımaya davet etti. Ankara, atama müftüleri dayatma teşebbüslerinden derhal vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.