AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 22 Ekim 2026 tarihinde Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasına yönelik açıklamaları nedeniyle Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e tepki gösterdi. Ömer Çelik, sahadaki gerçekleri ve hukuk ilkelerini görmezden gelen beyanlar ile dayatmacı yaklaşımların kendileri için geçersiz olduğunu belirtti.

Türkiye ve Libya Anlaşması Neden Savunuluyor?

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması'nı onaylamasının tarihi ve hukuki haklılığın tescili olduğunu vurguladı. Türkiye ve Libya'nın haklarının korunması bakımından bu anlaşmanın hukuki olarak sağlam temellere dayandığı ifade edildi. Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve kardeş Libya'nın haklarını yok sayan hiçbir gayrimeşru girişimin başarılı olamayacağı bildirildi.

Siyasi Liderlerden Gelen Tepkiler Nelerdir?

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasını hedef alan açıklamalarını reddettiklerini kaydetti. Özgür Özel, Türkiye ve Libya'nın egemen iki devlet olduğunu ve karşılıklı hak ve menfaatleri doğrultusunda yaptıkları anlaşmaların siyasi tercihler nedeniyle yok sayılamayacağını söyledi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da Libya Temsilciler Meclisi'nin anlaşmayı onaylamasının önemli bir gelişme olduğunu belirterek, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın bu anlaşmayı geçersiz nitelendirmesinin iki egemen devletin iradesini hükümsüz kılamayacağını ifade etti.

Doğu Akdeniz'de Hukuk ve Hakkaniyet Vurgusu

Özgür Özel, Avrupa Birliği (AB) yönetiminin çifte standartlardan vazgeçmesi gerektiğini ve uluslararası hukukun yalnızca Avrupa Birliği üyelerinin haklarını koruyan bir ayrıcalıklar düzeni olmadığını belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu, Doğu Akdeniz'de ihtiyaç duyulan unsurun tek taraflı dayatmalar değil, uluslararası hukuk, hakkaniyet ve karşılıklı saygı temelinde diyalog olduğunu kaydetti. Ömer Çelik ise bölgenin geleceğinin dayatmalarla değil, hakkaniyet ve iş birliğiyle şekilleneceğini aktardı.