Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, babasından kalan yetim maaşını almak amacıyla resmi olarak boşanan ancak boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam eden kişilerin gelir ve aylıklarının kesilmesi yönünde emsal bir karara imza attı. Yargıtay'ın kararında, eşlerin boşanma iradelerinin samimi olup olmadığının araştırılmasının yargının görevi olmadığı vurgulandı.
Yargıtay'dan Emsal Kararın Detayları Nedir?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin kararında, yasada yer alan "eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen" ibaresine dikkat çekildi. Kararda, boşanma amacına veya saikine yönelik herhangi bir düzenlemenin kanunda yer almadığı belirtildi. Kurumlarca veya yargı organlarınca uygulama yapılırken eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin araştırılmasının söz konusu olmaması gerektiği ifade edildi. Kesinleşmiş yargı kararına dayanan boşanma hukuki sonucunun bir başka organın yetki ve görevi içinde sorgulanamayacağı kaydedildi.
Hangi Süreç Nasıl İşledi?
Genç kadın, 2002 yılında vefat eden sigortalı babası üzerinden yetim aylığı almak için 2001 yılında eşinden boşandığını belirtti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle 26 Ekim 2008 tarihinde kadının aylığını kesti ve yersiz ödemeleri borç kaydetti. Genç kadının açtığı davanın reddedilmesinin ardından, 2022 yılında yeniden yaptığı başvurunun olumsuz sonuçlanması üzerine dosya İş Mahkemesi'ne taşındı. İlk Derece Mahkemesi davanın kabulüne ve aylığın 19 Temmuz 2002 başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf istemini esastan reddetti ancak SGK avukatının temyizi üzerine dosya Yargıtay'a geldi.
Karar Neden Bozuldu?
Yargıtay, mahkeme kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğuna hükmetti. Mahkemece yapılması gereken işin, davacının ve boşandığı eşinin nüfus kayıt sistemindeki adres kayıtları getirtilerek birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmak olduğu belirtildi. Kolluk vasıtasıyla muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici gibi kişilerin dinlenmesi suretiyle adreslerde kimlerin yaşadığının tespit edilmesi ve elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği vurgulanarak İlk Derece Mahkemesi kararı oy birliği ile bozuldu.