90'larda kaleci formaları neden renklendi?

Dünya futbol otoritelerinin kabul ettiği kurala göre kaleciler hem takım arkadaşlarından hem de hakemlerden ayırt edilebilecek renkte forma giymelidir. Bu kuralın sınırlarının genişlediği 1990 Dünya Kupası ile birlikte spor markaları saha oyuncularından tamamen farklı tasarımlar geliştirmeye başladı.

1990'ların unutulmaz kaleci forma tasarımları

Kolombiyalı kaleci René Higuita 1990 Dünya Kupası’nda rengârenk üçgenlerle kaplı formasıyla anılıyordu. Peter Schmeichel Danimarka’nın Avrupa şampiyonu olduğu Euro 1992’de neon renklerin simgesi haline geldi. Meksikalı kaleci Jorge Campos pembe, sarı, turuncu, mavi ve yeşilden oluşan dev desenli formalarını kendisi tasarlıyordu. Boca Juniors kalecisi Carlos Navarro Montoya üzerinde kamyon kullanırken gösteren çizim bulunan formalar giyiyordu. Edwin van der Sar 90'ların ortasında dev desenler, büyük dirsek süngerleri ve yüksek yakadan oluşan formalar tercih etti. David Seaman Euro 1996’da kırmızı, mor, lime yeşili ve sarının bir arada kullanıldığı İngiltere formasıyla sahadaydı. Paraguaylı José Luis Chilavert ise üzerinde büyük bir bulldog resmi bulunan formasıyla tanınıyordu.

Gábor Király'nin gri eşofman tercihi nereden geliyor?

Macar kaleci Gábor Király renk cümbüşünün aksine bol gri eşofman altı giyiyordu. Király uzun gri eşofman altı tercih etmesinin nedeni tasarım hevesi değil, kötü ve sert zeminlerde daha rahat olmasıydı. Gri rengi seçmesi ise bir maçta gri eşofmanını giymek zorunda kaldığı maçı takımının kazanması üzerine bunu bir totem olarak sürdürmesine dayanıyor.