Antalya'nın Kepez ilçesindeki yaklaşık 2 bin yıllık Lyrboton Kome Antik Kenti'nde bulunan vakıf yazıtında, zeytin ağaçlarının 'satılamayacağı, kesilemeyeceği ve başka amaçla kullanılamayacağı' hükmünün yer aldığı ortaya çıktı. İlk kapsamlı kazı ve araştırma çalışmaları 2016 yılında Antalya Müzesi Müdürlüğü başkanlığında başlatıldı. Dönemin kazı başkanlığını yürüten Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, 4 yıl süren çalışmalarla onlarca işliğin bulunduğu zeytinyağı üretim merkezini gün yüzüne çıkardı.

Lyrboton Kome Antik Kenti'nde zeytinyağı üretimi nasıl yapıldı?

Lyrboton Kome Antik Kenti'nin diğer adının Elaibaris olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Çevik, 'Elaia'nın zeytin, 'baris'in ise çiftlik anlamına geldiğini ifade etti. Bölgenin büyük bir kentsel yerleşim değil bir köy olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Çevik, buranın en önemli özelliğinin görebilecekleri en büyük zeytinyağı üretim merkezlerinden biri olması olduğunu vurguladı. Roma Dönemi'nde yüksek miktarda zeytinyağı üretilip satıldığı, elde edilen gelirle Perge'deki anıtsal yapıların ve ana cadde üzerindeki pek çok yapının yaptırıldığı tespit edildi.

Vakıf yazıtında zeytin ağaçları için hangi kurallar yer alıyor?

Demeter Rahibesi Arete'nin kendi parasıyla zeytinyağı kulesi yaptırdığı ve vakıf kurduğu belirlendi. Prof. Dr. Nevzat Çevik, antik kentte bulunan anıtta vakıf yazısının adeta sonsuza kadar geçerli olacak biçimde hazırlandığını belirterek, 'Bu ağaçlar asla kesilemez, satılamaz ve başka bir amaçla kullanılamaz' denildiğini aktardı. Ayrıca her yıl 1 Ocak 20 tarihinde Apollon onuruna zeytinyağından elde edilen gelirle şenlikler düzenlenmesinin ve bütün köy halkının bu şenliklerde ağırlanmasının şart koşulduğu anlaşıldı.