Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından 16 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan 2026 Yaşayan Gezegen Raporu'na göre, dünyada izlenen yaban hayatı popülasyonlarının ortalama büyüklüğü 52 yılda yüzde 73 azaldı. En büyük düşüş yüzde 85 ile tatlı su ekosistemlerinde görüldü.
2026 Yaşayan Gezegen Raporu kapsamındaki düşüş oranları nelerdir?
Londra Zooloji Derneği (ZSL) iş birliğiyle hazırlanan Yaşayan Gezegen Endeksi'nde, 1970 ile 2022 dönemi arasında 5 bin 790 omurgalı türüne ait 35 bin 803 popülasyondaki değişim incelendi. İzlenen popülasyonların ortalama büyüklüğündeki düşüş tatlı su ekosistemlerinde yüzde 85, kara ekosistemlerinde yüzde 69, deniz ekosistemlerinde ise yüzde 59 olarak gerçekleşti. Bölgesel olarak en keskin düşüş yüzde 95 ile Latin Amerika ve Karayipler'de görüldü. Afrika'da yüzde 80, Asya-Pasifik'te yüzde 49, Kuzey Amerika'da yüzde 28, Avrupa ve Orta Asya'da yüzde 23 düşüş kaydedildi.
Yaban hayatı kayıplarının temel nedenleri nelerdir?
Yaban hayatına yönelik tehditlerin başında yaşam alanlarının kaybı ve bozulması geldi. Bu tehditleri doğal kaynakların aşırı kullanımı, iklim değişikliği, kirlilik, istilacı türler ve hastalıklar izledi. Gıda üretimi ve tüketiminin yaşam alanlarının tahribatında, fosil yakıtlara dayalı enerji sisteminin iklim değişikliğinde, finans sisteminin ise doğaya zarar veren faaliyetlerin sürdürülmesinde belirleyici olduğu vurgulandı.
Koruma çalışmalarında hangi başarılı sonuçlar elde edildi?
Raporda, uzun soluklu ve eşgüdümlü koruma çalışmalarının sonuç verdiğini gösteren örneklere yer verildi. Doğada yaşayan kaplanların sayısı, 2010 ile 2025 döneminde yüzde 70'in üzerinde artarak 3 bin 200'den 5 bin 700'e yükseldi. Atlantik ve Pasifik mavi yüzgeçli orkinos popülasyonlarında toparlanma sağlandı. Yeşil deniz kaplumbağası, en az 80 ülkede 50 yılı aşkın süredir yürütülen koruma çalışmalarının ardından, 2025 yılında Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) Kırmızı Listesi'nde Tehlikede kategorisinden Düşük Riskli kategorisine geçti. WWF-Türkiye'nin Adana Akyatan'da 21 yıldır yürüttüğü çalışmalarda yaklaşık 8 bin 200 yuva belirlendi ve yaklaşık 283 bin yavrunun denize ulaşmasına katkı sağlandı.