Kadınların kıyafetlerinde 1650’den 19. yüzyılın sonlarına kadar bugünkü ceplerden çok farklı ve yaklaşık 40 santimetre uzunluğa ulaşabilen dev cepler bulunuyordu. Londra'daki Victoria and Albert Müzesi koleksiyonlarındaki örnekler, kadınların eskiden kıyafetin üzerine dikilmiş cepler yerine bele bağlanan ayrı kumaş keseler kullandığını ortaya koyuyor. Tie-on pocket adı verilen bu keseler, tek başına ya da çift olarak bir ip aracılığıyla bele bağlanıyordu ve günümüzdeki kadın çantalarının yerini tutuyordu.
Bele bağlanan keselerde neler taşınıyordu?
Bu büyük ceplerin içine para keseleri, anahtarlar, mendiller, makaslar, dikiş malzemeleri, kalemler, gözlükler, saatler ve küçük kişisel eşyalar konuluyordu. 19. yüzyıl mahkeme kayıtlarında yer alan bir bilgiye göre, Jane Griffiths adlı bir kadın komşusuna ait iki canlı ördeği bu keselere sokarak çalmıştı. Erkekler ise Rönesans’tan itibaren ceket, yelek ve pantolonlara dikilmiş ceplerle kıyafetlerini kullanıyordu.
Kadın modası cepleri nasıl küçülttü?
Tarihler 19. yüzyılın başını gösterdiğinde kadın modası farklı bir kimliğe yöneldi ve daha dar, vücuda yakın ile yüksek belli elbiseler moda oldu. Dar ve ince kıyafetlerde etek altında büyük keseler taşımak zorlaşınca, elde taşınan küçük keseler kullanılmaya başlandı ve bunlar modern kadın çantasının erken örnekleri oldu. 1920'lere gelindiğinde ise kadın modası erkek kıyafetlerine öykünmeye başladı ve cepler bir ihtiyacı değil bir stile hizmet etmeye dönüştü.