Klinik Psikolog Seren Doğantekin, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü kapsamında çocukluk ve ergenlik döneminde hayvana yönelik şiddetin psikolojik ve sosyal nedenleri ile insanlara yönelik şiddetle ilişkisini 5 Ekim 2026 tarihinde değerlendirdi. Tekrarlayan ve kasıtlı hayvan şiddetinin çocukluk yaramazlığı olarak küçümsenmemesi gerektiğini vurgulayan uzman, bu davranışın travma, şiddete tanıklık etme, şiddetin normalleştirildiği bir çevre veya duygu ve davranışları düzenlemekte zorlanma ile ilişkili olabileceğini aktardı. Hayvana yönelik şiddeti tek bir nedene bağlamamanın doğru olmadığını belirten Klinik Psikolog Seren Doğantekin, düşük empati, öfke kontrolünde güçlük, dürtüsellik ve şiddete maruz kalma gibi pek çok etkenin rol oynayabileceğini ifade etti.

hayvana şiddet ile insanlara yönelik şiddet arasındaki ilişki nedir

Bilimsel literatürde hayvana yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında dikkate değer bir ilişki bulunduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Seren Doğantekin, incelenen 96 çalışmanın 94'ünde hayvan istismarı ile insanlara yönelik şiddet arasında bir tür ilişki bildirildiğini belirtti. Aile içi şiddet bağlamında iki şiddet türünün birlikte görülmesine ilişkin önemli bulgular olduğunu aktaran uzman, bu durumun hayvana zarar veren herkesin kesinlikle insana zarar vereceği anlamına gelmediğini, risk faktörlerinin ve şiddet örüntülerinin kesişebildiğini kaydetti. Bazı durumlarda şiddetin güç ve kontrol kurma aracı olarak kullanılabildiğini belirten Doğantekin, aile veya partner şiddetinin bulunduğu ortamlarda hayvana zarar vermenin diğer kişiyi korkutmak amacıyla kullanılabildiğini gösteren çalışmalar bulunduğunu ekledi.

çocuklarda empati ve sorumluluk gelişimi nasıl desteklenir

Çocukların hayvanlarla kurduğu sağlıklı ilişkinin empati, sorumluluk alma, bakım verme ve başka bir canlının ihtiyaçlarını fark edebilme becerilerinin gelişmesi açısından değerli olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Seren Doğantekin, çocukların mutlaka evde hayvan beslemesinin gerekmediğini ifade etti. Sokaktaki bir hayvana zarar vermemek, ihtiyaçlarını anlamaya çalışmak, su veya mama bırakmak ve hayvanların korku, stres ve acı yaşayabilen canlılar olduğunu anlatmanın merhamet ve sorumluluk anlayışını destekleyebileceğini belirten Doğantekin, ebeveynlerin hayvandan korkması durumunda bile aşağılayan veya tehdit eden ifadeler yerine mesafeyi koruyan saygılı bir tutum sergilemesinin önemine dikkat çekti.