Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, 25 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, şikayetlerin tekrarlaması veya günlük yaşamı etkilemesi halinde erken değerlendirmenin olası komplikasyonların önüne geçilebilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Gastroözofageal reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucunda ortaya çıkıyor. Yemek borusu ile mide arasında bulunan alt özofagus sfinkteri, mide içeriğinin yukarı kaçmasını engelleyen doğal bir bariyer görevi görüyor. Fazla kilo, büyük porsiyonlarla beslenme, çok yağlı öğünler, geç saatlerde yemek yeme, bazı içecek ve gıdalar, sigara kullanımı ve bazı ilaçlar reflü yakınmalarını artırabiliyor. Mide fıtığı olarak bilinen hiatal herni de bazı hastalarda reflüye eşlik edebiliyor.
Reflü belirtileri nelerdir ve kanser riski taşır mı?
Ara sıra ortaya çıkan mide yanmasının tek başına reflü hastalığı için yeterli bir belirti olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, haftada birkaç kez tekrar eden yakınmaların, göğüs arkasında rahatsızlık hissinin ve yemek sonrası belirginleşen şikayetlerin değerlendirme gerektirebileceğini kaydetti. Reflü bazı kişilerde ses kısıklığı, sürekli boğaz temizleme ihtiyacı, kronik öksürük veya boğazda yabancı cisim hissi gibi farklı yakınmalarla da ortaya çıkabiliyor. Reflünün doğrudan kansere dönüşeceğini söylemenin doğru olmadığını belirten Eyüboğlu, ancak uzun yıllar devam eden ve kontrol altında olmayan reflünün yemek borusunun alt bölümünde kronik tahrişe ve iltihabi değişikliklere neden olabileceğini bildirdi. Uzun süredir devam eden reflü yakınmaları, yutma güçlüğü, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık, kanama bulguları veya tedaviye rağmen süren şikayetler varsa ileri değerlendirme gerekebiliyor.
Reflü tanısı nasıl konulur ve tedavi yöntemleri nelerdir?
Reflü tanısında hastanın öyküsü ve muayene bulgularının önemli olduğunu aktaran Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, gerekli görülen kişilerde endoskopi yöntemiyle yemek borusu ve midenin değerlendirilebildiğini anlattı. Bazı hastalarda 24 saatlik pH ölçümü ve özofagus manometrisi gibi ileri incelemelerden de yararlanılıyor. Reflüde ilk basamak çoğunlukla yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerekli görülen kişilerde ilaç tedavisidir. Öğün miktarının azaltılması, yatmadan birkaç saat önce yemek yemeye son verilmesi, kilo kontrolünün sağlanması ve kişiye özel olarak şikayeti artıran gıdaların sınırlandırılması öneriliyor. İlaç tedavisine rağmen şikayetlerin devam etmesi, büyük mide fıtığının bulunması veya uzun süre ilaç kullanmak istemeyen uygun hastalarda cerrahi değerlendirme gündeme gelebiliyor. Robotik veya laparoskopik cerrahi ile tedavi başarı oranı yüzde 95-98 civarında bulunuyor.