İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Füsun Topçugil, 16 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, kontrolsüz ağrı kesici kullanımının böbreklerde hasar oluşturabileceğini belirtti. Baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, diş ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça kullanılan ağrı kesicilerin gereğinden sık, yüksek dozda veya mevcut hastalıklar dikkate alınmadan alınması böbrek sağlığını tehdit ediyor.

Ağrı kesiciler böbreklere nasıl zarar veriyor?

Böbrekler, kandaki atık maddelerin süzülmesi ve vücudun sıvı-elektrolit dengesinin korunması gibi görevler üstlenirken yeterli kan akımına ihtiyaç duyuyor. Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) olarak adlandırılan bazı ağrı kesiciler, böbreklerde kan akımının düzenlenmesine katkı sağlayan prostaglandinlerin üretimini azaltabiliyor. Uzm. Dr. Füsun Topçugil, ilaç türünün yanı sıra kullanım süresinin, dozunun, kişinin yaşı, böbrek fonksiyonları, eşlik eden hastalıkları, sıvı kaybı ve kullanılan diğer ilaçların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Hangi durumlarda risk daha yüksek?

Önceden böbrek fonksiyonlarında azalma bulunanlar, ileri yaştaki bireyler, hipertansiyon, diyabet veya kalp yetmezliği bulunanlar ile sıvı kaybı yaşayan kişilerde risk artıyor. Kusma, ishal, yüksek ateş veya yeterli sıvı alınmaması nedeniyle vücudun susuz kaldığı dönemlerde böbreklere ulaşan kan miktarı azalıyor. Bu tabloya NSAİİ grubu bir ilacın eklenmesi, bazı kişilerde akut böbrek hasarı gelişme riskini yükseltiyor. Ayrıca bazı tansiyon ilaçları ve idrar söktürücülerin ağrı kesicilerle birlikte kullanımı da risk oluşturabiliyor.

Sürekli ağrı kesici kullanmak neden tehlikelidir?

Tekrarlayan baş, bel veya eklem ağrılarını sürekli ilaçla baskılamak, ağrının altında yatan nedenin değerlendirilmesini geciktiriyor. Uzm. Dr. Füsun Topçugil, ağrının vücudun verdiği bir belirti olduğunu belirterek, ağrı kesici ihtiyacı sıklaşan kişilerin ilaç değiştirmek yerine ağrının kaynağını araştırılması gerektiğini ifade etti. Akut böbrek hasarı bazı kişilerde idrar miktarında azalma, bulantı, halsizlik, iştahsızlık veya vücutta şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkarken, bozulma her zaman erken dönemde belirgin yakınmalara neden olmayabiliyor. Uzmanlar, kronik hastalığı bulunan veya sık ağrı kesici ihtiyaç duyan kişilerin kendi kendine ilaç kullanımı yerine sağlık profesyoneline danışmasını öneriyor.