İngiltere'deki King's College London tarafından 02 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan kardiyoloji araştırmasında, nar, ceviz ve böğürtlen gibi meyvelerin sindirilmesiyle vücutta üretilen ürolitin A bileşiğinin kalp yetmezliği üzerindeki etkileri incelendi. Araştırma, tedavisi zor olan ve korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetmezliği adı verilen tabloda organ fonksiyonlarının yüzde 80'e varan oranda düzeldiğini ortaya koydu.

Ürolitin A bileşiği kalp kasına nasıl etki ediyor?

Deneylerde ürolitin A molekülünün, damar sağlığı ve kalp kasının gevşemesinde kritik rol oynayan PKGlα adlı proteini doğrudan harekete geçirdiği saptandı. Bileşikle tedavi edilen deneklerde kalp fonksiyonlarının yüzde 80'e kadar iyileştiği ve kalbin kasılma sonrası rahatlama yeteneğinin belirgin biçimde arttığı görüldü. Laboratuvar ölçümlerinde ürolitin A maddesinin, kalbin kanla dolmasını engelleyen doku sertleşmesini azalttığı ve kalp kası hücrelerinin zararlı şekilde kontrolsüz büyümesini engellediği belirlendi.

İnsan kalbinde de etkili olacak mı?

Bilim heyeti, ürolitin A molekülünü insan kök hücrelerinden laboratuvar ortamında geliştirilen yapay kalp kası dokusunda da test etti. Biyomühendislik ürünü dokuda da gevşeme kabiliyetinin belirgin şekilde artması, hayvan modellerinde görülen etkinin insan kalbinde de karşılık bulabileceğini gösterdi. İngiliz Kalp Vakfı tarafından desteklenen araştırmanın yazarı Dr. Joseph Burgoyne, yaşlanan nüfus, obezite ve diyabetle birlikte bu kalp yetmezliği türünün hızla yaygınlaştığını vurguladı.

Nar yiyerek kalp yetmezliği tedavi edilebilir mi?

Uzmanlar, elde edilen sonuçların doğrudan nar yiyerek kalp yetmezliğini tedavi etme anlamına gelmediğini hatırlattı. İnsan deneylerinde güvenliliği daha önce kanıtlanmış olan ürolitin A bazlı yeni nesil ilaçların geliştirilmesi için klinik deneylerin başlatılacağı bildirildi.