Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 1 Kasım 2026 tarihinde, bir kamu görevlisine "çakal" diyen sanığa "hakaret" suçundan verilen mahkumiyet hükmünü hukuka aykırı bularak bozdu. Olay, İzmir'de polis tarafından kimliği sorgulanan bir kişi ile polis memurları arasında tartışma çıkmasıyla başladı. Polise yönelik "çakal" sözcüğünü kullanan kişi hakkında "hakaret" suçundan dava açıldı. Yargılamayı yapan İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde hüküm altına alınan "hakaret" suçu kapsamında sanığa 6 ay hapis cezası verdi. Sanık, istinaf başvurusunun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince reddedilmesi üzerine, yeterli inceleme yapılmadan ve hafifletici nedenler ile tahrik hükümleri gözetilmeden karar verildiğini ileri sürerek cezayı temyiz etti.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi hangi gerekçeyle kararı bozdu? Yargıtay 4. Ceza Dairesi, temyiz başvurusunu yerinde bularak sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü oy çokluğuyla bozdu. Daire üyelerinden biri ise "çakal" sözcüğünün "hakaret" sayılması gerektiği yönünde karşı görüş bildirdi. Dairenin kararında, hakaret suçu için kişilerin onur, şeref ve saygınlığının hedef alınması gerektiği, bu suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerektiği ifade edildi. Bir eylemin veya hareketin tahkir edici olup olmadığının bazı durumlarda nispi olduğuna, zamana, yere ve duruma göre değişebildiğine işaret edildi.
Çakal sözcüğü hangi kapsamda değerlendirildi? Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararında, kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. Sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını ya da sövme fiilini oluşturması gerektiği kaydedildi. Bu kapsamda, sanığın sarf ettiği "çakal" sözcüğünün rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu belirtilerek, yargılama konusu olayda hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına karar verildi.